SGK MAAŞ GERİ İSTEME

Sorular ListeCategory: SGKSGK MAAŞ GERİ İSTEME
gülşah asked 4 ay ago

 MERHABA BİMER E YAZACAK OLDUĞUM DİLEKÇENİN KOPYASINI PAYLAŞIYORUM. ÇÖZÜM İÇİN SİZDEN BİLGİ ALABİLİR MİYİM? SAYGILARIMLA
Büyükbabam Hasan YILMAZ (Musa oğlu, 1327(1911) Silifke doğumlu) 01.12.1993 tarihinde, 82 yaşında, 1800 gün primle malulen emekli maaşı almaya başlamıştı. Ancak 02.05.2008 tarihli ve yersiz ödeme konulu bir yazıyla aldığı emekli maaşının tümü SGK tarafından 97 yaşındaki büyükbabamdan geri istendi. Başka, eşinin de kendisinin de bu aylık dışında hiçbir gelirleri de yoktu ve geçim için bunu kullanmışlardı.
SGK’ya, emeklilik için ilk başvurumuzda, hizmet durumumuzu öğrenmek için kuruma yazmıştık. Değişik zamanlarda kurumdan gelen cevaplarda her defasında bize başka bir sicil numarası ile cevap verildiğini fark etmiştik. Bu durumdan kaygı duymuştuk. Dilekçeler ile başvurarak bu numaralardan hagisinin bize ait olduğunun bildirilmesini istemiştik. Bu deliller de dosyamızda mevcuttur. Bunun üzerine düzeltmelerin yapıldığını düşünmüştüm. Ama hizmetlerin umursamazca karışık bırakıldığını SGK maaşları geri isteyince açtığımız dava sırasında öğrendik ve büyük bir şaşkınlık yaşadık.
Ortaya çıkması diğer Hasan YILMAZ ın emekli olma talebi ile olmuştur. Diğer Hasan YILMAZ emekli olmak istemiş. Primleri eksik çıkmış. İtiraz etmişler. Arandığında primleri büyükbabamın dosyasından çıkmış. Biz bu düzensizliklerden primlerimizin eksik olduğuna inanmıyoruz. SGK nın bizim primlerimizi de kaybetmiş olduğunu düşünüyoruz. Büyükbabam taş ustasıydı ve yüzlerce taş ev yapmıştır. Ancak  TCK, DSİ, TCO gibi devlet kurumlarında da yapım çalışmalarında işçi olarak çalışmış olduğunu söylerdi. Bu yüzden bu kurumlardaki hizmetlerinden de kaybedilmiş olabileceği kaygısı içindeyiz. Başkasının primleri büyükbabamın dosyasından çıkıyor ise büyükbabamın primleri de başkasında olabilir. Yazık ki araştırmalarımızda biz bunu da ortaya çıkaramadık. Aynı maduriyetleri yaşayanlar olduğunu da duyuyoruz. Evraklar bilgisayar ortamında olmadığından karıştırılması yada kaybolması daha olanaklıydı. Haklı gerekçelerle kuruma güven duyamıyoruz.
 
Çok yaşlı olduğundan büyükbabama vesayeten tek çocuğu olan babam ile ben 12.06.2008’de Mersin I. İş Mahkemesinde tesbit davası açtık;
Bilirkişi raporları ve Mahkeme tarafından;
SGK nın,

  • Aynı isimli ve doğumlu kişilerin hizmet primlerini ve mükerrer şekilde sigorta sicil numaralarını karıştırdığı,
  • Sonradan yaptığı düzeltmelerde de dosyalarındaki hizmetlerini karışık bıraktığı

(diğer Hasan YILMAZ’ın 400 gün priminin büyükbabamın dosyasında konulmuş böylece 1800 değil 1400 gün primle emekli edilmiş)
 olduğu tespit edildi.
 Aylıkları da borç olarak değil geçinmek için almış olduğundan borçlu olmadığına karar verildi..
 
SGK İki defa davayı kazandığımız halde iki defa itiraz etti ve dava uzadıkça uzadı. Dava korkunç bir miras gibi babama babamdan da bana geçti ve ben ilgileniyorum. Ben de çocuğuma ve torunlarıma bırakacağım.
 
Her seferinde haklı gerekçeler ile bizde temyiz ettik;
 
1-Evrakların korunması ve tutulması gerektiğinde ispatlanması sigortalının yükümlülüğünde değildir.
2-Anayasamızın 125. maddesinde idarenin kendi yaptığı kusurlarından kendisinin sorumlu olduğu belirtilmektedir.
3-Bu emekli maaşlarını geri istemeleri kendi hatalarının düzeltilmesinden ziyade sigortalının yersiz ve acımasızca sosyal güvenlik ilkelerine uymayacak şekilde maaşsız bırakarak ve çok büyük miktarlarda borçlandırılarak cezalandırılmasıdır. 97 yaşında büyükbabama tekrar emeklilik için önce biryerden para bulup 15 senelik aylığı geri ödeyin, tekrar 30 aylık askerliğinizi borçlanın 2 buçuk yıl isteğe bağlı primi ödeyin ve emekli olun demiştir. Bu mantıksız ve olanaksızdır.
 
4-Burada bir kasıt, kusur yokken, tamamen tek kusurlu SGK nın kendisi iken, kendisini savunmaktan aciz, yaşlı, muhtaç bir sigortalıya “geçim aylığını kesiyoruz. ödediklerimizi geri ver.” demek bir insanı açlığa ve ölüme mahkum etmek demektir. Büyükbabam SGK nın kendisine yaşatmış olduğu durumu öğrenince büyük bir azap içinde 10 ay sonra öldü ve bize 10 yıldır sürmekte olan ıstırap verici bir borç miras bırakmış oldu. 97 yaşında bir insan demekki kimsesi olmasa SGK tarafından ölüme mahkum edilmiş olacaktı.  Kendisini savunamayacak ve hayatı elinden gaspolunmuş olacaktı.
 
5-  Kurum vatandaşa karşı iyi niyetle hareket etmeyip açıkça madur etmektedir. Öyle ki hiçbir geliri olmayan bir insanı maaş hakkı bulabilecekken maaşsız bırakmıştır. Bir insanı geçim maaşı ile bu şekilde madur etmek hiçbir ülke de hiçbir yasaya ve insan haklarına sığmadığı gibi ülkemizin sosyal güvenlik ilkeleri ile de bağdaşmamalıdır.
 
6-Biz eksik primi olmadığını bildiğimiz halde kanıtlayamadığımız için eksik olan tutarı ödemeyi istedik. Ancak SGK bunu da kabul etmedi, ille de maaşları geri istedi. Bu da iyi niyetli bir tutum değildir.
 
7-Dosyamız Yargıtay’da iken bizim 1400 pirimimiz bulunmuşken,  yeni çıkan 900 gün hizmeti olan malullere emekli olma hakkı veren bir kararnameden de yararlanamadık.
 
8-Sigortaya olan bir borcun, sigortalının vefatı halinde mirasçılarına geçip geçmemesi, yeni çıkan bir yasanın dava sürecinde iken bu davaya uygulanıp uygulanmaması konusunda 21. ve 10. hukuk daireleri farklı kararlar veriyormuş.   Mesela eğer dosyamız 10. ve 21. Hukuk Dairelerinden 10. Hukuk Dairesinde olmuş olsaymış 10 yıldır süren bu adaletsizlik çoktan bitmiş olacakmış. Hukuk daireleri arasında bile vatandaş olarak görüyorum ki bir karar birliği yokmuş.
 
9-Sosyal Güvenlik Kurumu 31.12.2008 tarihinde  kazandığımız davaya itiraz etmişti. Bu karardan sadece 2 ay önce bir yasa çıkmıştı. Kurum bu 5510 Sayılı Yasayı yasayı geriye doğru bize uygulattı. Yasada “ sigortalı suçsuz dahi olsa yersiz maaş ödemelerinin son 5yıllık kısmını ödecektir.” denmektedir. 41 yıl önce( 1967’de) kendi yaptığı hizmet kaydı kusuruna bunu uygulatarak bizi 10 yıldır çok büyük sıkıntılara sokmuştur.  SGK yasaları istediği gibi  ileri- geri  çekebiliyor, geriye uygulatıyor ileri uygulatıyor…
     
10-Ancak en son Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına ilişkin Yönetmelik’de 5 aralık 2017 de lehimize çıkan Geçici 35 Maddedeki karar ile  de  eksik primimizi ödeyerek kesildiği tarihden itibaren malüllük maaşının devamını şifaen istememize rağmen kurumdan cevap alamadık.
 
 
SGK yargıtay dairelerinin görüş uyuşmazlıklarının altında hareket etmektedir. Kesin olarak SGK nın evrakları, biz defalarca dilekçe yazarak düzeltmelerini istememize rağmen yine de, ille de birbirine karıştırdığı tespit edildiği halde, vatandaş olarak kaybolan hizmetleri ispatlama imkanımız olmadığı için ‘evraklarınız eksikmiş’ iddiasıyla  bize SGK tarafından çok ağır bir maduriyet yaşatılmak istenmektedir.
 Kendi kusurlu olduğu tespit edildiği halde tamamen masum olan bir vatandaşa hakkaniyetsiz bir şekilde alacak idiasında bulunması SGK nın hiçbir faydası olmadığı bir yana, çok büyük bir zarar vermesi demek olacaktır.
Bu durumu devletimize vatandaş olarak bildirmek ve yardım istemek zorundayım. 10 yıllık gecikme cezasıyla birlikte büyükbabamın maaşlarını geri ödeyecek gücümüz yok. Kendim üniversite mezunu işsizim ve iş aramaktayım. Hiçbir gelirim yok. Öğrenim kredimi de babam emekli maaşından  ödemeye çalışıyor ancak hala ödeyemedik.
Davamızdaki tüm itirazlarımızı tekrarlıyorum. Vatandaş olarak bu durum içinde tüm deliller ve raporlara bakınca neden bu kadar madur edildiğimizi anlayamıyor, ülkemizin sosyal güvenlik alanındaki durumu konusunda kendim ve ailem adına da büyük bir kaygı ve üzüntü duyuyorum. Dosyamız halen Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nde. 10 senedir çektiğimiz işkencenin bitirilmesi için lehimize yeni çıkan yasaların SGK’nca uygulanması isteğimizi saygıyla arz ederim.   18/02/2018



PAYLAŞ
Facebook TwitterGoogle
SGK MAAŞ GERİ İSTEME